About the Author
Author

Editor 3

Rahmet Zahmete Dönüştürülünce…

Rahmet Zahmete Dönüştürülünce…

Kur’an, bir rahmet kitabıdır. Rahmetten nasipli olmayanlar; söylem, slogan ve iddiaları ne olursa olsun, rahmetin kitabından hayır göremezler. Kendisini ‘İslam âlemi’ diye tanıtan, ama gerçekte İslam’la ilgisi kalmamış bulunan coğrafyalar Kur’an’dan bir hayır görebiliyorlar mı? Türkiye’deki Haçlı işbirlikçisi ‘din baronları’ ve onların ‘vurgun, soygun, hakaret ve iftira çocukları’ rahmetin temsilcisi olabiliyorlar mı? Nasıl olabilsinler! Rahmet kitabı, tüm canlılarda Hakk’ı görüyor; (more…)
Evren’in ve Yaşamın Kökenine Dair Sorgulamalar

Evren’in ve Yaşamın Kökenine Dair Sorgulamalar

Evren’in ve yaşamın kökenine dair birçok soru akla gelmektedir ki bu tür sorular sadece bilimin verilerinden hareketle açıklanabilecek türden sorular değillerdir. Dolayısıyla bu soruların yanıtlanmasında dinin ve felsefenin devreye girmesi kaçınılmaz hale gelmektedir. Örneğin Evren’in kaynağı nedir? Evren’de bir amaç var mıdır? Yoksa Evren ve yaşam kör tesadüfler sonucu mu meydana gelmiştir? Böyle kompleks bir Evren’de yaşam gibi bir mucize (more…)
İslam, Mezhepsel Ayrılıkların Olduğu Bir Din Değildir

İslam, Mezhepsel Ayrılıkların Olduğu Bir Din Değildir

Bilindiği gibi Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm dinleri içinde çeşitli mezhepler ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkmıştır ifadesi rastgele seçilmiş bir ifade değildir. Mezheplerin durumu tam da bunu ifade etmektedir. Çünkü söz konusu dinleri getiren peygamberlerin hayatlarında da beraberinde getirmiş oldukları kutsal kitaplarda da sonradan ortaya çıkan bu mezheplere atıf yoktur. Bu ise mezheplerin ilahi değil insani bir oluşum ve ayrım olduğunu göstermektedir. (more…)
Kuran ve İnşa Ettiği Zihin – Adalet

Kuran ve İnşa Ettiği Zihin – Adalet

Kuran sunduğu iman, koyduğu ilkeler, emirleri, yasakları, tavsiyeleriyle zihinleri inşa etmektedir. Unutmamalıyız ki bu zihin inşası 7. yüzyılda insanlara ulaşmış bir kitap ile olmaktadır. Önceden ele alınan, Kuran’ın, insanların hayatının merkezine Allah’ı koyması, olağanüstülükleri, tarihte oynadığı rol ve anlam vermesi gibi önemli özelliklerinin yanına Kuran’ın çağını aşan şekilde zihinleri inşa etmesini de eklemeliyiz. Gerçekten de Kuran, insanlarla buluştuğu çağda, o (more…)
Sorgulanmamış Bir Hayat Yaşanılmaya Değer Değildir

Sorgulanmamış Bir Hayat Yaşanılmaya Değer Değildir

Ân oluyor bir garip duyguya varıyorum; Ben bu sefil dünyada acep ne arıyorum?… Necip Fazıl Kısakürek Amaçsız yaşayamaz insan. Boş ve faydasız şeyler dahi olsa az çok bir takım hedefler koyar kendine yaşamı içinde. Hep bir şeylere ulaşmaya, bir şeyleri elde etmeye çalışır durur. Hep bir arayışta, bir şeylerin peşinde bulur kendini. Çoğu zaman sorgulamaz bile hedeflerini. Elde edeceği şeylerin (more…)
Rahata Erdiğimizde Sağlam ve Kararlı Duralım

Rahata Erdiğimizde Sağlam ve Kararlı Duralım

Allah, kulluğumuzdaki samimiyetimizin ortaya çıkması için çeşitli sınavlardan geçirir bizi. Bazen zorluklarla karşılaşır, ne yapacağımızı bilemez ve işin içinden çıkamayız. Güç yetiremediğimizi anladığımızdaysa içtenlikle Allah’ın destek ve yardımına sığınırız. O an öyle hissiyatı güçlü bir şekilde teslimiyet duyarız ki Allah’a, neredeyse içinde bulunduğumuz durumdan memnun olacak hale geliriz. Bazen sözlerimiz boğazımıza düğümlenir, bazen de gözyaşı dökeriz. Allah, kullarına olan rahmet (more…)
Hayatımızdaki Önceliklerimiz

Hayatımızdaki Önceliklerimiz

Yaşlı Kızılderili reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyordu. Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı ve on iki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı. Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri köpekti bunlar. Çocuk, kulübeyi korumak için biri yeterli gözükürken niye ötekinin de olduğunu, hem niye renklerinin (more…)
Herkes Mezhepsizdi

Herkes Mezhepsizdi

Peygamberimiz ve 4 halife döneminde, Kuran dışında dini bir kaynak yoktu. Mezhepler de olmadığı için insanlar mezheplere bağlı olmadan doğrudan Kuran’a bağlıydılar. Kuran’ın belirttiği şekilde dini yaşar, Kuran’ın serbest bıraktığı konularda kendi beğeni, örf ve alışkanlıklarına göre hareket ederlerdi. Kimse ben Sünniyim, Hanefiyim, Şafiyim, Şiiyim, Aleviyim, Caferiyim şeklinde görüş belirtmiyordu. Onlar “Müslümanım” diyor, rehberlerini Kuran görüp, bununla yetiniyorlardı. Hatta Peygamberimiz’in (more…)