About the Author
Author

Bir Musluman

Tüm Dünya Din Tacirlerine

Tüm Dünya Din Tacirlerine

Ey tüm dinlerin tüccarları! Din, sizin tasallutunuz yüzünden insanı boğan ve süründüren bir kurum haline geldi. Siz asırlarca, dilinizle Allah’ı yüceltir, dini kutsarken fiillerinizle hep Allah’a ortaklık sergilediniz. Kraldan çok kralcı olduğunuz gibi Allah’tan önce Allah’lık etmeye kalktınız. Allah’ın tekelindeki dini yetersiz, yamuk bularak ona sürekli müdahale ettiniz. Allah’a saygı, dine bağlılık sloganlarıyla halkı sömürürken Allah yerine daima kendinizi hüküm (more…)
Bıyıksız İlahiyatçı mı Olur!

Bıyıksız İlahiyatçı mı Olur!

Bazı kimseler, ilahiyatçıların yaptığı açıklamalara değil, onların aksesuarlarına veya sakal bıyıklarının var olup olmadığına varsa şekline yoksa olmamasına işaret edip ilahiyatçıların açıklamalarının güvenilmez olduklarını iddia etmektedirler. Örneğin “Bıyıksız ilahiyatçı mı olur?” şeklindeki ifade bu kategorideki cümlelerden biridir. Bu kişilerin söylediklerini ciddiye alıp bu söylemi “Bıyık Argümanı” olarak isimlendirirsek aslında çok zayıf bir argüman olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Kütübi Sitte’de bıyığın kesilmesi (more…)
Bidatlar Dininde Çatırdama

Bidatlar Dininde Çatırdama

Bid’at, dine sonradan sokulan uydurmalar, türedilikler demek. Sokuşturmalar çok yoğunlaşınca dinin belirgin niteliğini artık dinin esası değil, bid’atlar temsil etmeye başlar. Ve öyle bir noktaya gelinir ki, dinin aslını gündeme getirenler ‘‘türedilik, sapıklık’’la itham edilir. Çünkü gerçek dinin adı altında yeni bir ‘‘bid’atlar dini’’ oluşmuş, gerçek din boğulmuştur. Günümüzde İslam dininin başına gelen işte budur. Bunun içindir ki bugün, gerçek İslam’a ulaşmak isteyenlerin ilk (more…)
Allah ile İskât

Allah ile İskât

Başlık, Mehmet Akif’in bir dizesinden alınmıştır. Arap alfabesindeki ‘‘Kâf’’ harfi ile, iskât, sükût kökünden bir kelimedir. Susturmak, suskun-konuşamaz hale getirmek anlamında kullanılır. Akif de aynı anlamda kullanmıştır. Allah ile iskât, Allah’ı paravan ve baskı aracı gibi kullanarak insanları susturup sindirmek şeklinde beliren ve faturası ‘‘kutsal’’a çıkarılan bir zulümdür. Bu zulmün tarih içinde en kahırlı ocağı engizisyon oldu. Zulme, karanlığa, bilgisizliğe, baskıya, miskinliğe karşı çıkmayı iman adamının varoluş (more…)
Kuran’da Çevre Kirliliği Konusu

Kuran’da Çevre Kirliliği Konusu

İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozgun çıktı. Yaptıklarının bir kısmını kendilerine tattırmaktadır ki vazgeçsinler. (Rum Suresi, 41. Ayet) İnsanoğlu yüzyıllardır çevresine ve doğaya verdiği zararların bedelini ödemektedir. Kişisel hırslarla, daha çok kazanmak arzusuyla, tembellikle, sorumsuzlukla doğaya zarar verenler kendilerinin doğanın bir parçası olduklarını ve verdikleri zararın kendilerine döneceği gerçeğini gözardı etmişlerdir. Yüzlerce yıldır çevreye verdiği zarardan çok (more…)
Kuran ve Bilime Dair

Kuran ve Bilime Dair

Tarihselci görüşte olanlar, Kuran’ın hitabını o dönemdeki dar bir Arap coğrafyasına hapsetmeye çalışırken karşılarına önemli sorunlar çıkıyor. Bunlardan biri, Kuran’ın, Peygamberimizin döneminde içeriğinin doğruluğu tam olarak takdir edilemeyecek fakat günümüzde içeriğinin doğruluğu bilimsel verilerle anlaşılmış ayetler içermesi. Kuran’da böyle ifadelerin var olduğu gösterilirse, Kuran’ın sırf o dönemin Araplarına inmiş bir metin olmadığı anlaşılabilir (paradigmaları çöker) endişesiyle, (bunlar Kuran’ın İlahiliği için (more…)
Mevlana’nın Kuran’ı Anlamadan Okuyanlara Yönelik Sert Eleştirileri

Mevlana’nın Kuran’ı Anlamadan Okuyanlara Yönelik Sert Eleştirileri

Mevlana eserlerinden biri olan Fihi Ma Fih’in 18. Bölümünde, Kuran’ı anlamadan okuyanlara yönelik sert eleştirilerde bulunmaktadır. Mevlana, kendisine, bir hafızın Kuran’ı doğru okuyup okumadığı sorulduğunda şunları söyler: Bu hafız, Kuran’ı doğru okuyor. Evet! Kuran’ın suretini doğru okuyor. Fakat anlamından haberi yok. Esasen, onun anlamı kendisine anlatılmış olsa, kabul etmez ve yine körü körüne okur. Bu, şuna benziyor: Adamın biri, eline (more…)
Dini Anlamada Metodoloji (Yöntem) Sorunu

Dini Anlamada Metodoloji (Yöntem) Sorunu

Dini tartışmalarda önce ana sorunun nerede düğümlendiğini anlamak gerekir. Birçok kişinin zannettiğinin aksine esasen dini meselelerde sorunun özü metodolojik, yani felsefi bir sorundur. Genellikle birçok kişi tarafından temel sorun, önce ezber, sonra da Arapça bilgisi olarak sunulmaya çalışılıyor. Şüphesiz dini konularda araştırma yaparken Arapça bilmek önemlidir. Yine Kur’an ayetlerini ezbere bilmek de konu ile ilgili tüm ayetleri hatırlayabilmek için işimizi (more…)